hepinize benden çay diyesim var ama kendimin çay ile arasının hiç iyi olmayışı tamamen aptallığımdan ötürüdür. aslında onun da bi hikayesi var, durun anlatayım. çocukken, kreşe gittiğim zamanlar, annem ve babam ile kahvaltı yaparken hep onlar gibi davranır, çay içmek isterdim. çok isterdim ama vermezlerdi bana çay. neymiş çocuklar çay içmezmiş. tee o zamanlardan edindim bu çay içmeme alışkanlığını. yerine su içtim, süt içtim. (tabi sütün veyahut herhangi bi süt ürünün kaymağı olmayacak, olursa kat-ti-yen ağzıma sürmem.) karadenizli oluşumdan ötürü de kime çay sevmediğimi söylesem, vurgulasam hep yadırgayarak, nasıl yaniler ile bakıyorlar. hayır abiler, hayır ablalar. deniz kıyısında yaşayıp nasıl yüzme bilmeyen insanlar varsa, karadenzide yaşayıp çay sevmeyen, balığa hayranlık duymayan insanlar da var. (BKZ: Ben) He, yüzmeyi de çok seviyor ve biliyorum. Bilmiyon mu la yüzmeyi derseniz hakaret sayarım. Neyse, yatmadan önce bi şeye bakayım demiştim buralarda, baktım ve şimdi yatıyorum. hadi, hadi öptüm hepinizi. iyi geceler, tatlı rüyalar.
xoxo,
NA CR GU.
Not: Şu eski filmlerde oynayan arap bacıyı da hep, çok kahve içtiğinden dolayı öyle kara kara sanardım. Sanırım küçükken de çok gerizekalıymışım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder