ekşi'ye bi entry gireyim dedim, sonra utandım vazgectim. sizinle paylaşayım, siz iki üç kişi artık kim bakıyorsa. gerçi tamamlamadan vazgectim ama olsun.
dün akşam ne oldu biliyor musun sözlük, akşamın geç saatinde tee uzaklardan misafirler geldi. hayırdır inşallah, bu saatte ne misafirliği dedim, anlamlandıramadım. herhalde o kadar uzaktan geldikleri için, geri dönmeden bize de bir uğrayalım, bir çaylarını içelim oradan sonra geri döneriz dediler. gelirken de haber vermişler, babam hemen beni kuru pasta falan almaya yolladı, oyundaydım, dur baba birazdan alırım dedim. kendisi gitmiş adam ben babamın yanına gidene kadar. montumu giyinip yanına gittiğimde annem; çıktı oğlum o, sen gelmeyince kendisi gitti dedi. iyi nabak amk iki dakika bekleyemiyor muydu acaba diye içimden geçirirken geri geldiğini duydum, yanında da misafirleri almış, karı koca. neyse şimdi çıkılmaz, ayıp olmasın deyip yanlarında biraz oturayım dedim. oturdum, genel hal hatır sorma faslı falan derken konu evliliğe geldi. asıl gelme sebeplerini açığa çıkarttılar direkt. yaş geldi, kilo da verdin, artık bir yerden başlamanın sırası falan lafları havalarda uçuşmaya başladı. babama durumu açıkladılar, şöyle iyi güzel bi kız var, böyle eli yüzü düzgün kız var falan. yaşı oldu 26, ben 24 yaşında evlendim, buck'ın yaşına geldiğimde 2 çocuğum vardı. sen hakeza öyle, oğlunun yaşındayken 3 yıllık memuriyetin vardı 27 yaşında da evlendin, geç evlendim deyip pişmanlık duymuyor muydun dedi. anneler hemen lafa girişmeye başladı, tamam iyi hoş da buck, oğlum senin var mı, olmadı onu isteriz falan. ~
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder